Alerjik astımda genetik yatkınlık etken rol oynuyor

Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Astım, tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde, her 100 çocuktan 13-15’inde görülmektedir. Bahar aylarının yaklaşmasıyla astım ataklarında artış yaşandığı şu günlerde maske ile korunmak semptomları bir nebze azaltabiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatime Yavuz, konu ile açıklamalarda bulundu.

indir

ÇOCUKLARDA GÖRÜLME ORANI DAHA FAZLA

Dr. Fatime Yavuz şu bilgileri verdi: “Astım, hava yollarının daralması ile kendini gösteren ve ataklar (krizler) halinde gelen bir hastalıktır. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. Bu nedenle hava yolu duvarı şiş ve ödemlidir. Bu durum akciğerlerin uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Toz, duman, koku gibi uyaranlar ile hemen öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya çıkar.

Tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelirler, genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkarlar, kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelirler, mevsimsel değişiklik gösterebilirler. Kişiye ve duruma göre değişik etkenler belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilirler. Astım hastalığının ortaya çıkmasında rol oynayan etkenlere risk faktörleri denir. Anne ya da babadan birisinde astım varsa çocukta astım olma ihtimali 1/3 iken, her iki ebeveynin astımlı olması durumunda çocuğun astım olma ihtimali 2/3’lere çıkar. Çevremizde bulunan ve sık karşılaştığımız bazı etkenler, genetik olarak yatkın olan kişilerde astımın ortaya çıkmasında ve hastalığın ağırlığı üzerinde önemli rol oynarlar.

Çevremizde bol miktarda bulunan, genellikle zararsız olan, ancak duyarlı kişilerde sorunlara neden olabilen maddelerdir. Astımı olan herkesin allerjik, allerjisi olan herkesin de astımlı olması gerekmez. Çocuklarda astımın yüzde 80’i allerjik iken, erişkinlerde bu oran %50 civarındadır. Evde ya da dışarıda birçok allerjen astım atağını başlatabilir. Bunlardan önemli olanları: Polenler, ev tozu akarları, küf mantarı sporları, hayvan tüyleri, bazı besinler: süt, yumurta, fıstık, balık, buğday, soya gibi.”

canstockphoto51053535

NEFES ÖLÇÜMÜ YAPILARAK TANI KESİNLEŞİYOR

Günümüzde astım tanısı için kullanılan en önemli tetkik solunum fonksiyon testleridir. Solunum fonksiyonu ölçüm cihazları ile nefes ölçümleri (ilaçlı-ilaçsız) yapılarak tanı kesinleşebilir ve hastalığın ağırlığı belirlenebilir. Gerekli görüldüğü durumlarda, astım belirtilerine yol açan allerjen kaynaklı tetikleyici faktörlerin belirlenmesine yardım etmek amacıyla allerjik deri testleri yapılabilir.

Dr. Fatime Yavuz, başarılı bir astım tedavisinin hedefleri olarak şunlar gösterdi: “Belirtileri kontrol altına almak ve bunu sürdürmek, egzersiz dâhil normal aktivite düzeyini sürdürmek, akciğer fonksiyonlarını olabildiğince normale yakın düzeylerde tutmak, astım ataklarını önlemek, astım ilaçlarının istenmeyen etkilerini önlemek. Bu hedeflere ulaşabilmek için; Hasta/hekim işbirliğinin geliştirilmesi, tetikleyici faktörlere maruziyetin tanımlanması ve azaltılması, astımın iyi değerlendirilmesi ve tedavisi, eşlik eden hastalıkların ortaya konması ve tedavisi, tıbbi tedavinin iyi izlenmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Kaynak : Ensonhaber

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Çankırı Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!